Hafızayı kaybetmekle eşsesli eylemler peşinde olunan bir günün aktarımı kolay olamazdır. Fakat öte uçta bir zorunluluk da vardır.
Başlangıçta gariplikler var. Bir sınırın aşılması hiçbir zaman böyle sessiz, böyle izsiz ve böylesine uykulu değildi. Ayin gününe denkliği sınırın aşırılığını sınırladırır, hem de aksi beklenirken.
Aşılan sınırlar ardından bir labirent içine düşen karınca misali oradan oraya "taşınmak" yosun tutmuş, veba görmüş avrupa sokaklarında hem de, kesilen ağaç dallarının daha anlamlı olmasını sağlar. (mış). güneybatı'dan çekilmek de tüm bunların cabası. gidilmesi gereken yolun içeriden sınırı çekilirmiş bazı yörelerde. Kişisellikten yöreselliğe dönüşse bir kez daha böyle saklanırmış madem.
Söylenen şarkı esnasında 4 haçlı görülürse, bir zindan da hem de neyin varlığı neyin yokluğu altüst olur bir kez daha.
Her şeyin anlamı sınırlarıylaymış. kaosu gördüm, güneşi beklerken!
25.10.10
25.6.10
!
ancak mutsuz insanlar hayal kurar, ancak mutsuz çocuklar oyun oynar. böylesine bir ince bağın içerik doğrulamasında başvurulacak nokta, noktanın kendisidir. yuvarlak olduğu varsayılır, hayal kurandan aşağı, hayalin kendisidir ve haliyle mekana yayılamazdır. öyleyse hayal/oyun mekan mı sağlar?
peki bu alternatif mekanlardan bir türlü geri dön(e)meyenlerin "ahlaki" sorgusu nasıl çekilebilir? gerçek - hayal yolculuğundan sancılı dönüşünü gerçekleştiremeyeni hoşgörürsün -ki aşağılamayla sadece doğrultu da değil, yönde de duygudaşlık gösterilir böylece.
ahlaki sorgunun nasıl çekilebileceğine dair meraklar hangi cüretle içimize işleyebilir peki?
peki bu alternatif mekanlardan bir türlü geri dön(e)meyenlerin "ahlaki" sorgusu nasıl çekilebilir? gerçek - hayal yolculuğundan sancılı dönüşünü gerçekleştiremeyeni hoşgörürsün -ki aşağılamayla sadece doğrultu da değil, yönde de duygudaşlık gösterilir böylece.
ahlaki sorgunun nasıl çekilebileceğine dair meraklar hangi cüretle içimize işleyebilir peki?
1.2.10
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)